HAKKIMDA
Ünlülerin falcısı

 

Şermin Hanım, iskambil kağıtlarıyla fal bakıyor ama aynı zamanda, gözünün önünde canlanan vizyonlar sayesinde, gelecekle ilgili kehanetlerde bulunabildiğini söylüyor. Özellikle büyük olayları, 15 - 20 gün öncesinden görebiliyor.
Mesela metro saldırılarını daha önceden hissetmiş ve Saddam'ın kızına baktığı fal sonrasında, Saddam Hüseyin'in ne zaman yakalanacağını bilmiş. Bizim bildiğimiz fal baktığı insanlar arasında neredeyse yok yok.
Prens Charles'tan, artık aramızda olmayan Prenses Süreyya'ya, Gloria Estefan'dan Whitney Houston'a kadar pek çok isime fal bakmış. Ayrıca kullandığı kartlar da, Gloria Estefan'nın hediyesiymiş. Büyük olaylar derken de, doğal
felaketleri, özellikle karı-koca, nişanlı, sözlü, flört ve beraberlik yaşayanların her şeyini bilip yardımcı oluyor.

 

Hayatlarını kurtardığı ünlü isimler de yok değil

 

Mesela bir düğün için Demirel ailesi tarafından, Isparta'ya davet
edilmiş. Oteline yerleştikten sonra, Şermin Hanım'ın gözlerinin önünde bir vizyon oluşmuş ve vizyonda bir adamın boğulduğunu görmüş. Adam boğulurken de yanındakiler "Yahya" diye bağırıyormuş. Hemen Yahya Bey'in kim
olduğunu sormuş. Yahya Demirel olduğunu öğrendiğinde de kendisine ulaşması gerektiğini söylemiş. Yahya Bey'le telefonda görüşmüş ve gördüklerini an latmış. Yahya Bey, bir araba gönderip kendisini kaldığı eve aldırmış ve
kapıdan girer girmez Şermin Ha-nım'ı alnından öpmüş. Meğer düğün sonrasında Yahya Bey, Isparta'da Gölcük
denilen bir yere botlarla açılarak balık tutmaya gidecekmiş ve yüzme bilmiyormuş.

 

AKŞAM Gazetesi Röportajı

 

Bir gün sokakta oynarken gözünün önünde televizyon ekranı gibi bir görüntü açılıyor Şermin Tokuşçu'nun. Kırmızı bir arabanın dayısına çarptığını görüyor. Hemen eve koşup bunu annesine anlatıyor. Ancak küçük yaşta olduğu için
ciddiye alınmıyor. Ertesi hafta dayısının ölüm haberi aileye ulaşınca, ister istemez bir tedirginlik başlıyor. Küçük kız
önce hocalara, ardından psikologlara götürülüyor. Ancak hiçbir sonuç alınamıyor. 'O görüntüler arada yine bana ulaşıyordu. Çocuk olduğum için ne olduğunu kestiremiyordum ama pek çok arkadaşımdan farklı olduğumu
anlamıştım' diyen Tokuşcu'ya bir aile dostu yardımcı oluyor. Bunun metafizikle ilgili olduğunu ve bu alanda eğitim
alması için yurtdışına gitmesinde yardımcı olmayı teklif ediyor. Aile zar zor ikna ediliyor ve Tokuşçu eğitim almak
üzere İngiltere'ye gidiyor. Kendisi gibi insanların olduğunu görünce rahatladığını söyleyen medyum, çocukluğunu ve gençliğini yaşayamadığını anlatıyor. Oturduğu mahallede kulaktan kulağa yayılan söylentiyle ev, ondan şifa isteyen yardıma muhtaç insanlardan, fal baktırmak isteyenlere türlü türlü insanla dolup taşıyor. Eğitimini tamamlayıp
Türkiye'ye dönen genç kadın insanlara yardımcı olmak amacıyla kendi özel kartlarıyla fal bakmaya başlıyor. Aslen İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Şan Bölümü'nden mezun olan Tokuşçu, bu alana yöneldikten sonra da bir
gün şans eseri Bülent Ersoy ile tanışıyor. Onun desteğiyle de kendisine belli bir çevre yaratıyor. En son Saddam'ın
kızı Rana'ya fal baktığı için başı derde giren ünlü medyum ile işin özünü öğrenmek için randevu ayarlıyoruz.
Sohbetimiz sırasında sürekli cep telefonu çalsa da o bu duruma alışmış, çünkü telefonla bile yardım isteyenler
olduğunu anlatıyor. Ve 'Ben durugörü sahibiyim' diyerek başlıyor konuşmaya...